ÖZERK-DER Yetkililerinin Toplantı Bilgilendirmesi
ÖZEL EĞİTİM ALANINDA ÇALIŞAN VE BU ALANA UZUN YILLARDIR EMEK VEREN DEĞERLİ EĞİTİMCİLER VE KURUCULAR
7 Ocak 2010 tarihinde Ankara’da yapılan toplantıya ÖZERKDER’den katılan temsilciler, öncellikle uzun zamandır alanda yaşanan sorunlara dikkat çekmiş ve henüz çözülememiş sorunlar varken ve hala özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarının yönetmeliği hazırlanmamışken, bu sorunlara yenilerinin eklenmesinin getireceği olası karışıklıkları dile getirmiştir.
Rehabilitasyon, sadece okula giden çocuklara “destek eğitim” hizmeti verilmesi demek değildir. Özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti bir bütündür. M.E.B.’nın yayınladığı, genelgeleri ve modüllerinde tanımladığı ve uygulamak zorunda bıraktığı “destek eğitimi” değildir.
1. ÖZERKDER yapılan toplantıda engelli bireyler ve ailelerinin menfaatlerinin korunmasının önemli olduğunu vurgulamış, bu bireylerin hayata katılıp, üretken bireyler olacakken sınırlandırılmasına itiraz etmiştir.
2. Akademisyenlerin, uzmanların, ve engelli ailelerinin örgütlerinin görüşlerine yer verilmeden çıkarılacak bir yasa ve düzenlemenin uzun dönemde on binlerce çocuğun hayatının yanlış şekillenmesine neden olacağı konusunda kaygısını dile getirmiştir. Ancak bu gerçekler, eğitimci olmayan ve alanla uzaktan ilgisi bulunmayan, sadece özel teşebbüs düzeyinde bu alanla ilgilenen kişilerce yanlış anlaşılmıştır.
3. ÖZERKDER son derece samimi ve açık yüreklilikle toplantıda bildirdiği görüşleri yazılı olarak hem toplantıya katılan kişilere vermiş, hem de özel eğitim ve rehabilitasyon.com sitesinde duyurmuştur. Bu duyurunun amacı, bu alanda çalışan kurum sahibi arkadaşlarımıza karşı şeffaf ve açık olmaktır. Herkes aynı görüşte olmayabilir ama görüşlerini yüreklice ve kendisini tanıtarak söyleyebilmelidir.
4. ÖZERKDER, toplantıda özellikle şu anda yaşadığımız sorunları dile getirmiş ve bir yönetmelik olmayışının karmaşa yarattığını ifade etmiştir. Bunun üzerine bir yönetmelik hazırlığı olduğu öğrenilmiştir. Yönetmelik taslağının tarafımıza ne zaman gösterileceği sorulduğunda bakanlık yetkilileri tarafından” yakında” cevabı verilmiştir. Toplantıda okul kurucularına özel eğitim okullarına hangi çocuk grubunun gideceği sorulmuş,
• Eğitilebilir,
• Öğretilebilir,
• Ağır zihinsel engelli,
• Otistik,
• Bedensel engelli,
• İşitme engelli bireyler cevabı alınmıştır.
Yani tüm özür grupları ve tüm düzeydeki zihinsel engelli çocuklar bu okullara gidebileceklerdir. Bu cevap ÖZERKDER’i haklı olarak kaygılandırmıştır.
Çünkü eğitilebilir zihinsel engelliler, işitme engelliler, bedensel engelliler, otistiklerin büyük bir grubu kaynaştırmadan yarar görebilecekken (ki biz bunu savunuyoruz), bu bireylerin özel Özel Eğitim okullarında eğitim-öğretim görecek olmaları haklı bir şekilde bizi kaygılandırmıştır. Bu düşünce bizim tarafımızdan Türkiye’de özel eğitim hizmetlerinin iyileştirilmesi ile ilgili bu kadar yol alınmışken, tekrar eskiye dönüş olarak algılanmıştır. Ayrıca beden eğitim öğretmenlerinin fizyoterapist olarak, resim, müzik, Türkçe, matematik öğretmenlerinin bir aylık sertifika programları ile özel eğitimci olarak bu okullarda görev almasının önerilmesi bu kaygımızda ne kadar haklı olduğumuzu bize göstermiştir.
Özel özel eğitim okullarının içinde, destek eğitim hizmetlerinin de verilebileceğinin söylenmesi, haklı olarak özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi olarak hizmet veren kurumların geleceğinin ne olacağı konusunda şüphelerin oluşmasına yol açmıştır.
5. Biz kimler için çalışıyoruz? Biz, Engelli birey ve ailesi için çalışıyoruz. Amacımız nedir? Engelli bireye ve ailesine en iyi özel eğitim hizmetini vermek, onların topluma tam katılımını sağlamak. Bunu nasıl sağlayabiliriz? Bunu, nitelik ve nicelik yönünden gelişmiş kurumlarda, özel eğitim alanında yetişmiş personelle, multidisipliner yaklaşımla, her engelli birey için geliştirilmiş bireyselleştirilmiş eğitim planları ile gerçekleştirebiliriz.
6. ÖZERKDER, bugün 150 civarında olan özel özel eğitim okul sayısının hızla 1000-1500 lere çıkmasının, özel gereksinimli çocuklar için bir tehdit yaratacağını ve bugün normal okullara gidebilen çocuklara da bu okulların adres gösterilerek uzun dönemde bu çocuklar ve aileler için geri dönüşü mümkün olmayan sonuçlar doğuracağından endişe etmektedir. Bununla ilgili olarak sorduğumuz soruya, okul kurucusu bir katılımcı okul açmanın o kadar kolay olmayacağını bunun standartlarının sağlanmasının zor olacağını ifade etmiştir. Ama bu standartların neler olabileceği konusu açık değildir.
7. ÖZERKDER’e özel özel eğitim okullarına karşı mısınız? Sorusu, evet sorulmuştur. ÖZERKDER olarak, özel gereksinimli çocuklar için de örgün eğitimin zorunlu olduğu ancak diğer çocuklara sağlandığı gibi örgün eğitim hakkının sağlanması gerektiği, eğitimde fırsat eşitliği için bunun kaçınılmaz olduğu ifade edilmiştir. Özel gereksinimli çocuklar için örgün eğitimin, bugünkü mevcut koşullarla değil, koşulların ve sınırların iyi belirlendiği, bilimsel bir altyapı ile oluşturulmuş yasal düzenlemelerle olması gerektiği düşünülmektedir.
8. Mevcut yasal düzenlemelerin karmaşası içinde aceleyle hazırlanmaya çalışılmış, uygulama esasları henüz belli olmayan bir özel özel eğitim okulları yasası çıkartılmaya çalışılması anlaşılamamaktadır. Şu anda M.E.B.’nın kendi okulları için sürekli özel eğitim öğretmeni, çocuk gelişimi ve eğitimcisi atamaları yapması, okullarda kaynaştırma programları ile ilgili olarak boş dersi olan öğretmenleri görevlendirmesi neden yapılmaktadır? Biz de bu sorunun cevabını merak ediyoruz.
9. Toplantıda konuşulanları, kendi algıları doğrultusunda ve kişileri hedef göstererek forumlara taşıyan kişilerin, hangi amaçla böyle bir çaba içerisinde oldukları anlaşılamamaktadır. Önemli olan, özel gereksinimli bireyin ve ailesinin gereksinimlerini doğru şekilde ortaya koymaktır. Bu amaç için çalışan kişilerin çıkar kaygısından uzak, bütünleştirici bir tutumda olmaları gerekmektedir. Özel özel eğitim okul gereksiniminin, akademisyenlerin, uzmanların, engelli ailelerinin veya temsilcilerinin, kurum temsilcilerinin bulunduğu bilimsel bir platformda tartışılarak tespit edilmesi ve yasaların bu doğrultuda düzenlenmesi ortaya çıkacak yanlışlara engel olacaktır.
10. Toplantıda görüşülen diğer konu, M.E.B. ‘nın herhangi bir görüşe başvurmadan kendiliğinden çıkardığı 8+4 uygulamasıdır. Bunun geri alınması yönünde ilgili Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü’ne isteğimiz iletilmiştir. Ayrıca Bütçe Uygulama Talimatnamesinde ayrı ayrı ödenen bireysel ve grup ücretinin bir bütün olarak ödenmesi önerilmiştir. Ancak ilgililer bunun olası olmadığını çünkü yeni çıkarılan yönetmeliklerinde bireysel ve grup olarak düzenleme yapıldığını ifade etmişlerdir. Derneğimizin bu yönetmeliğe dava açtığı orada da belirtilmiştir.
11. Sevgili arkadaşlar, bazı arkadaşların forumlarda ÖZERK-DER’in toplantıda ifade ettikleri ile ilgili olarak asılsız söylemleri son derece yanıltıcı ve zarar verici olmaktadır. Bizler, bu alanın selameti ve özel gereksinimli bireyler ve aileleri için çabalayan ve hatta varını yoğunu bu işi devam ettirmek için harcayan tüm arkadaşlarımızın düşüncelerini ve durumunu ifade etmek için oradaydık. Bizler, sadece günü kurtarmak istemiyoruz, artık kuralların netleştiği ve sektördeki bu kişilerinde yarın ne olacak? Kaygısından uzak olarak çalışabileceği, geleceği planlamak istiyoruz. Hedefimiz budur. Birkaç kişinin kendi çıkarlarını kurtarmaya çalışmasına da bu nedenlerle itiraz ediyoruz.
Hepimiz bu alanla ilgili olumsuzluklardan etkileniyoruz. Bu nedenle karşı karşıya gelip savaşmak yerine geleceğimizin iyileştirilmesi için gücümüzü kullanmalıyız.
ÖZERKDER
SAYGILAR











