ÖZER-DER Açıklamasına Cevaben
ÖZERK-DER yetkililerinin 07.Ocak.2010 tarihinde gerçekleşmiş toplantı hakkında, belki de geç kalındığından, gerçekten sapmış, olanı olduğu gibi açıklayamadıklarından olsa gerek bazı önemli noktaları da yok saydıkları,talihsiz açıklamasını okuduktan sonra düzeltmeler gerektiğini ve eksiklerin tamamlanması gerektiği bilinciyle o toplantıda bulunmuş biri olarak herkesin her şeyi bilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Yapılan açıklamada birkaç konu dışında çoğunluğu aktarıldığı gibi gerçekleşmemiştir.
Yapılan açıklamada cevap hakkı doğan bölümlerden alıntı yaparak ( açıklamanın tamamının okunması gerekliliğinin de altını çiziyorum zira prensip olarak yapılan açıklamadan kesilip alınan bölümlerin yanlış anlaşılmalara zemin hazırlayacağı kanısındayım, aynı düşüncenin herkes tarafından özümsenip, saygının elden bırakılmaması taraftarıyım) konuya açıklık getirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Madde 1: “ ÖZERK-DER engelli bireylerin hayata katılıp, üretken bireyler olacakken sınırlandırılmasına itiraz etmiştir” açıklaması üzerine şunu söyleyebilirim ki; ÖZERK-DER yetkilileri engelli bireylerin Özel Özel Eğitim Okullarında sınırlandırılacağını savunmuş ve sayın Ruhi KILIÇ beyefendinin 'Nasıl yani devlette okullarını kapatsın mı ?' sorusu karşısında örgün eğitimin sadece devlet tarafından Özel Eğitim Okullarında yapılması gerektiğini iddia etmişlerdir. Kendi içinde çelişen bu durum karşısında Sayın Ruhi Kılıç beyefendi çok anlamlı bir cevap vermiştir. Bu durumda her şeyden önce örgün eğitim alması gereken engelli çocukların bu eğitimi devlet okullarında alması durumunda bu sınırlandırılmış ortam olmayacak mıdır? Yoksa asıl söylenmek istenen örgün eğitimin olmaması gerektiği midir? Kaldı ki, bu noktada kimse çıkıp engelli çocuklarımızı düşündüğünü iddia etmesinler.
Madde 2: “…………….. İlgili kişilerin görüşlerine yer verilmeden çıkarılacak bir yasa ve düzenlemenin uzun dönemde on binlerce çocuğun yanlış şekillenmesine neden olacağı konusunda kaygısını dile getirmiştir. Bu gerçekler, eğitimci olmayan ve bu alanla uzaktan ilgisi bulunmayan, sadece özel teşebbüs düzeyinde bu alanla ilgilenen kişilerce yanlış anlaşılmıştır.” Daha bir önce ki madde için tamamladığım bilgiler üzerine bu açıklama da ne kadar talihsizdir. Örgün eğitime ihtiyacı olan engelli çocuklarımızı bir kenara itip şahsi çıkarları ve para kaygısı için okullar kesinlikle olmamalıdır diyebilme gafletindeki bir zihniyet sektörü tekelleşmeye sürükleme hakkına sahip değildir. Aklı ve vicdanı olan hiç kimse çocuklar örgün eğitim almasın diyebilme gafletine düşmez. Hele ki bu kendisini bilirkişi ilan etmiş ise vay haline, çok yazıktır.
Madde 3: İddia edildiği gibi ÖZERK-DER bu alanda çalışan kurum sahibi arkadaşlarımıza karşı şeffaf ve açık olamamıştır. Ya arkasında ki kitle böyle bir toplantıda bu şekilde temsil edilmiş olmaktan rahatsız olacağından mı, ki umarım öyledir, ya da yaptıkları büyük hatayı algılayamadıklarından mı bilmem ama konuşulanlar şeffaf bir şekilde sizlere ulaştırılamamıştır.
Madde 4: Bu açıklama için söyleyebileceğim şey; ne böyle bir soru sormuştur ÖZERK-DER yetkilileri ne de böyle bir cevap almışlardır. Bu açıklama kesinlikle gerçekleşmemiştir. Sizleri üzülerek bilgilendiriyorum ama yalandır bu. O toplantı öncesi, esnası ve sonrasında bizler kaynaştırma eğitimi alabilecek çocukların Özel Eğitim Okuluna devamını düşünmemekteyiz ve asla böyle bir durumu savunmamaktayız da. Ayrıca Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Fizyoterapist olarak, ve diğer branş öğretmenlerinin de 1 aylık sertifika programı ile özel eğitimci olarak okullarda görev almalarının önerildiğinin söylenmesi ÖZERK-DER yetkilileri için ne büyük bir talihsizlik ve büyük bir YALANDIR. Kaldı ki, bu açıklamaya cevap vermeyi bile uygun bulmuyorum. O derece çirkindir ki.
Madde 5: “Biz kimler için çalışıyoruz? Biz engelli birey ve ailesi için çalışıyoruz. Amacımız nedir? Engelli bireye ve ailesine en iyi özel eğitim hizmetini vermeli, onların topluma tam katılımını sağlamaktır. “ diye devam eden açıklamasında ÖZERK-DER yetkililerinin yaklaşık 40bin örgün eğitim alması gereken ama yerleştirilememiş engelli birey ve onların topluma katılımını sağlamak için çalışmadığı anlamı çıkıyor tüm bu açıklamalardan sonra.
Madde 7: ÖZERK-DER yetkilileri yukarıda da bahsettiğim gibi örgün eğitimi sınırlandırılmış alan olarak değerlendirerek büyük yanlışı yapmıştır. Buna farklı kılıflar uydurma çabasına gerek yok bence.
Madde 10: İfade edildiğinin aksine ÖZERK-DER yetkilileri 8+4 uygulamasının geri çekilmesi isteklerini dile getirmemişlerdir. Sadece bireysel eğitim ve grup eğitimi ayrımı yapılmaması durumunda bu ücret karşılığı hizmet vermeye devam edebileceklerini söylemişlerdir. Ayrıca derneğin bu yönetmeliğe dava açtığından toplantıda kesinlikle bahsedilmemiştir.
Bir açıklamayı, açıklama gereği duyup, her madde için yapabileceğim değişiklikler olmasına rağmen, genel hatlarıyla toplantının içeriği hakkında bilgi edinmiş olmanızı umarım.
Saygılarımla.
Metin DEMİRCAN











